sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

insanoğlunun binlerce yıldır düşünüp çözdüklerini ve çözemediklerini, yani birikimlerimizi konuşacağız.

 (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik yönetici onayı ile)

arayışa dair

çizgiler
  1. mini
  2. mini
  3. mini
  4. mini
  5. mini
  6. mini
  7. mini
  8. mini
  9. mini

felsefeye gönül verenler

düşünmeyi ve düşündürtmeyi sevenler

felsefe panosu rss kaynağı

müptelaları neler demiş?

felsefe insanın kendine yakışanı giymesidir.

kakaolu kek   22 Ekim 2011 22:33  

-Felsefe ne demek Lord Russell?
Bertrand Russell : Hayli tartışmalı bir soru. Sanmam ki iki filozof bu sorunuza aynı cevabı versin. Felsefe, henüz tam bilgi sahibi olamadığımız konularda spekülasyon yapmaktır diyeceğim.

amfobik   27 Ağustos 2011 23:15  

felsefe ferrarini satmak demektir

0verdose   22 Ekim 2011 23:27  

aktash   13 Ağustos 2011 01:09  

Karanlıkta bütün cizgiler dağınıktı
Elle oluşturulmuştu
duvarlar parkeler elektrik direkleri
Kablolu hayatlardı içimizde parlayan
Sinyaller antenler algılar
Silik bahçenin soluk yüzünde
Titreyen ağactı yaprakdı damardı
Solgun akışkan bu yer yüzü kalabalığı
Kaybederdi gülüşlerden tüm sevgileri
Sevgiler doğaya muhtaçtı.

molilaz   05 Ağustos 2011 15:56  

felsefe çok fazla çözümsüz şey düşünmekten ibarettir bence sonuç sıfır ama düşüneildiğin için mutlusundur

ferman gazel   17 Temmuz 2011 20:25  

bekliyoruz...

tongur   23 Haziran 2011 02:10  

tanımak,tanıtmak yada tanınmak hepsi aynı değilmi sizce?amaç aynı olanda gerisi sadece düşünce!! felsefenin benim açımdan tanımı !..

william blace   19 Haziran 2011 18:47  

Sence bu da aynı mı?
Anlamak, anlatmak yada anlatılmak

Really   20 Haziran 2011 22:22  

felsefe, kabız olmak gibidir. içinde kalır, kurtulamazsın. ancak bi yandan da hoşuna gider

ubermencsh   18 Mayıs 2011 15:47  

Really   20 Haziran 2011 22:34  

bunu takdir ettim :D

amfobik   01 Eylül 2011 14:07  

kendinle kıyasıya arayıştır felsefe...
içindeki sorulara arayıştır...
her an değişimdir felsefe,biraz da karmaşasıdır insanın kendi duyguları ile...
bu alanın hiç sonu gelmez,her doğan insan bir ışıktır felsefeye,pisikologların da aslında en has çatışmasıdır felsefe...

first class   16 Mayıs 2011 21:42  

nefes alabilmeyi başarmakla yetinmemektir, varoluşunun nedeni aramak yada varoluşunun nedenidir felsefe, ayrıca filozof olur ve şarap içerken yanma korkusu taşımaz ve kafayı daha rahat çekersin felsefe sayesinde, değilmi hocam?

siyam5   30 Temmuz 2011 23:02  

aslında hayatın kendisi, hayatı özümseyip sindirerek düşünmek ..

elf in alis   06 Mayıs 2011 21:49  

filozofların dünyası rss kaynağı

düşünceleri ve düşündürdükleri...

şey aaaaaaa lanet olsun bence degmez :=)rollerimize donmeye ne dersiniz.hadi kapatalim konuyu millet.

ozanozkan   02 Eylül 2011 16:45  

Her şey dinin yanında: vahiy, kehanetler, hükümetin koruması, en yüksek değer ve tanınmışlık... ve hepsinden öte, doktrinlerini çocukluğun körpe çağında zihne kazıma, dolayısıyla neredeyse doğuştan gelen fikirler gibi görülmelerini sağlama şeklindeki paha biçilmez ayrıcalık. - Arthur Schopenhauer

A schopenhauer   29 Kasım 2010 10:42  

Hüseyin Ekmekçi

Çevre Felsefesi kitabı intihal çıktı?

KIBRIS HAVADİS GAZETESİ HÜSEYİN EKMEKÇİ YAZISI

“İŞTE KAPI, İŞTE SAPI” VE BİROL ERTAN
“Hüseyin Ekmekçi isminde anlayış, hukuk, insan hakları ve bilgi yoksunu bir dedikodu yazarı, yargı aşamasındaki bir konumuz hakkında ahkam kesmeye devam ediyor. Yargı aşamasındaki bir konuda yazdıklarını, yargı aşaması tamamlanınca önüne getireceğiz ve verdiği sözü hatırlatarak bu onurlu mesleği sürdürüp sürdüremeyeceğini sorgulayacağız. Hukuka saygılı, onurlu insanlar olarak yargının kararını bekleyeceğiz.”
Birol bey, ben mesleğime devam ediyorum ama, siz hangi yüzle, bir üniversiteden içeriye girebileceksiniz? Hangi yüzle, “ben Birol Hoca” diyebileceksiniz. Yargının da alenen kamuoyuna gazete reklamı ile duyurduğu gibi siz bir intihalcisiniz… Bir bilim adamının işleyebileceği en ağır, en yüz kızartıcı suçu işlediniz. Bilgi çaldınız, kitap yazdınız ve sattınız. Biz de size, “Bilgi çaldınız” dediğimiz zaman, bize yukarıdaki satırları yazdınız.
Neden mi? Zira Ankara 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi kararını verdi ve maalesef, yıllarca üniversitelerimde öğretim görevliliği yapan, Dışişleri Bakanı’na “danışmanlık” yapan, buradaki ilericileri, Türkiye’ye jurnallemeyi marifet sayan Birol Ertan’ı “resmen suçlu” buldu.
Hatırlatalım, Birol Ertan’la bir dizi kavgamız olmuştu….
Hocam, siz o zaman daha, yeni Dışişleri Bakanı olmuş Turgay Avcı tarafından korunan, makam aracının arkasından gelerek, çanta taşıyan ve bundan güç alan biriydiniz. Sözcü Gazetesi’nde ve bilimum Türkiye sitelerinde iyi reklamımı yapmışsınız “dedikodu yazarı” diyerek.
Sayenizde “İntihal ve KKTC” dendi mi, DAÜ’yi de rezil ederek, onlarca sayfa, yazı çıkıyor önümüze.
Google denen harika-ı şahaneye “Birol Ertan” yazdınız mı, yandınız. Birol Ertan’ı tanımam, etmem. Sadece, bazı gazetelerde yer alan ve milliyetçilik, ırkçılık, kafatasçılık içeren yazılarını “akademisyen taytılı” ile dizdiğini bilirim.
Google’dan daha “harika-ı şahane” olan bu hocamızla, 2007 yılı içerisinde, tam anlamıyla bir savaş yaşadık.
Birol Ertan’ın, Ruşen Keleş hoca ile birlikte, Prof. Dr. Nükhet Turgut’a ait, Çevre Hukuku isimli kitaptan, “Çevre Hukukuna Giriş” diye bir kitap yarattıklarını, yani bilgi çaldıklarını, bilim hırsızlığı yaptıklarını, böyle bir davranışın, KKTC üniversitelerine yakışmadığını öne sürmüştüm.
Zira, bu isimler intihalci olarak anılmakta, isimleri de DAÜ ile birlikte anılmaktaydı.
Ruşen Keleş ve Birol Ertan hakkında “intihal yaptıkları yönünde karar” verilmişti
Bunun üzerine de, İntihalcilerin temyiz başvurusu Yargıtay tarafından reddedildi.
Alt mahkemenin (Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi), Birol Ertan`i intihal nedeniyle suçlu bulan 26 Aralık 2006 Tarihli kararı kesinleşmiş oldu.
Yargıtay’ın, alt mahkemenin kararını onayladığı tarih ise 30 Ocak 2009. Mahkemenin kesin olan kararı 22 Şubat 2009 tarihinde AKŞAM gazetesinde yayımlanarak Kamuoyuna duyuruldu. Sayfamızda, kesinleşen ve 22 Şubat 2009 tarihli Akşam gazetesinde yayımlanan kararı da küpür olarak bulacaksınız.
Ha, unutmadan… Birol Ertan aleyhine, Nükhet Turgut un açtığı bir de ceza davası vardır. Yargıtay, ceza davasına ilişkin dosyayı da Yasa değişikliği nedeniyle alt mahkemeye iade etmişti. Alt mahkeme konuyu yeniden görüştü ve Birol Ertan’ı mahkum eden eski kararında, CEZAYI DAHA da AĞIRLAŞTIRARAK ISRAR ETTİ. Yakında bu kararın da kesinleşmesi bekleniyor.
Şimdi, olayı biraz daha açalım…
“DAÜ’de yıllarca görev yapan iki öğretim görevlisi (Ruşen Keleş, Birol Ertan) intihal (bilimsel hırsızlık) yaptıkları gerekçesiyle 2002 yılında mahkemelik olur.
Dava, Cumhuriyet Savcısı’nın katılımıyla bir Kamu Davası niteliğine dönüşür. İntihale konu olan bir kitaptır ve Çevre Hukuku’yla ilgilidir. KKTC’de görev yapan iki akademisyen 3 yıl boyunca yargılanır.
Yargılama Ankara’da yapılır ve 21 Kasım 2004 tarihinde, intihali tespit eden alt mahkemenin mahkumiyet kararıyla sonuçlanır. Bizim KKTC üniversitesinde görev yapan iki davalı hemen temyize başvurur.
Davayla ilgili yasada değişiklik olduğu için, dava, yeniden görüşülmek üzere alt mahkemeye iade edilir. Alt mahkeme (Ankara Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi) davayı tekrar ele alır. İkinci kez bilir kişi oluşturulur. Tarafların avukatları dinlenir. Ama uzmanlardan oluşan bilirkişinin raporu intihal yapıldığını yeniden tespit eder. Mahkeme 7 Mart 2006 tarihinde yeniden mahkumiyete karar verir. Davalılar konuyu yeniden temyize götürür.
Temyiz, gerekli kararı verir. 22 Şubat 2009 tarihli, Türkiye’de yayımlanan AKŞAM Gazetesi’nde de Yargıtay kararı ile, “Birol Ertan ve Rüşen Keleş’in, Nükhet Turgut’un kitabından bilim hırsızlığı” yaptığını ilan olarak kamuoyuna duyurulur.
İşin enteresan tarafı, uzun süre Turgay Avcı tarafından korunan Birol Ertan, şimdi kendisini koruyana karşı da savaş ilan etmiştir. O dönemde de bazı örnekler vererek, Birol Ertan’ın korunmaması gerektiğini, ülkemizdeki üniversitelerin imajına ciddi zararlar verdiğini söylemekteydim.

“DAÜ bunu temizlemeli”
YeniDÜZEN’de kaleme aldığım bir başka yazıda da şunları dile getirmiştim:
“Bizim ülkemiz bir tuhaf vesselam... Hayatta “büyük oynamayı” sevdin mi ve kendinden başkasını düşünmedin mi, her türlü davranabilirsin, yurdum insanı da bunu kabul eder...
Hatırlayacağınız üzere bir süre önce, Yrd. Doç. Dr. Birol Ertan’ın TC Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin, Çevre Hukuku’na Giriş kitabı ile ilgili kararını gündeme getirmiştim.
Hakkında hüküm bulunan ve bir üst mahkeme tarafından yeni bir karar aşamasına getirilen karışık bir süreç...
Yrd. Doç. Dr. Birol Ertan ve Prof. Dr. Ruşen Keleş tarafından kaleme alınan “Çevre Hukukuna Giriş” kitabının, Prof. Dr. Nükhet Turgut’un benzer isimli kitabından “aşırma” yani “intihal” içerdiğine ilişkin kesinleşen bir mahkeme kararı var.
Ertan ve Keleş bir üst mahkemeye başvurarak alt mahkemenin verdiği kararı “bozma” girişiminde şu an...
Yani, Yrd. Doç. Dr. Birol Ertan’ın imzasını taşıyan kitap, “mahkemeye göre”, Prof. Dr. Nükhet Turgut’un kitabından “bilgi aşırmış.”
Ben, DAÜ’ye değer veren bir isim olarak, hatta daha da ileri gidecek olursak, üniversitelerimize değer veren bir isim olarak bizim üniversitelerimizde “infiali” duymak bile istemiyorum.
Ama dediğim gibi, Birol Ertan, her allahın günü “Sözcü”deki köşesinde, dünya aleme siyaset ve demokrasi dersi veriyor.
Siyaseten sırtını sağlama almış... Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın “özel danışmanı...”
Üniversitede de arkası sağlam...
Bir süredir bu konuyu rafa kaldırmıştım... Üzerine gitmedim... Ancak görüyorum ki, maalesef ve maalesef, bu ülkede işler böyle yürüyor.
DAÜ, bir süredir bu tartışmalı olayla birlikte yaşıyor. DAÜ’den “hatırlı kişiler”, “Bu konuda bir şeyler yazmayın, DAÜ zarar görmesin” diye araya giriyor. Oysa DAÜ bu olayla yaşıyor uzunca bir süredir.
Örneğin google’a “Birol Ertan” yazın, bakın neler çıkıyor karşınıza... Ama DAÜ, bir süredir bunlarla yaşıyor. Akademik çevrelerde tartışılıyor...
Ve yine “üzeri örtülmeye” çalışılıyor bu olayların... Herkes mutlu... Sorun yok... Ve herkes, “Bunlarla uğraşacağına hükümeti yaz” diyerek atıyor topu kendinden başkasına...
Dedim ya, herkes mutlu... DAÜ bunu temizlemeli... Öyle ya da böyle ama temizlemeli..”

Bana mesleği bıraktıracaktı
Birol Hoca, “Balıkların Hafızası ve Hüseyin Ekmekçi” başlıklı bir yazısında, haklı çıkmasının ardından, bana mesleği bıraktıracağını yazmıştı.
Biraz kaba olacak hocam ama, “aha kapı, aha sapı”… Ne ayıp, bu ülkede dışişleri bakanına bile danışmanlık yaptınız.
Bakalım şimdi ne diyeceksiniz? Balık hafızası bende mi, sizde mi? Ha, şunu da okuyucuya aktarmakta fayda var. Ben mesleğime, anlım açık devam ediyorum.
Bu noktada, DAÜ’ye görev düşüyor. Ruşen Keleş okuldan ayrıldı, arada gelerek ders vermekte. Birol Ertan ise, Siyaset Bilimi dersi veriyor.
DAÜ’de intihalci hocaya yer var mı
İntihalcilere, üniversiteler ne dersler vermişler, az biraz araştırılsa iyi olur. DAÜ’nün atacağı adımı bekliyorum

heparolli   01 Mart 2010 20:46  

Felsefe, varlık, bilgi, gerçek, adalet, güzellik, doğruluk, akıl ve dil gibi konularla ilgili genel ve temel sorunlarla ilgili yapılan çalışmalardır.yada öle olması gerekio

newstart   31 Temmuz 2009 22:12  

Felsefeyi daralttın da daraltın yahu :D

6665555   01 Ağustos 2010 15:49  

düşündükçe yavaşlar hareketler.. ağırlaşır hayatın ritmi.
uzaklaştıkça düşünmekten, hareketlenir renkler. zaman sana heyecan vaadeder. ama ya huzur, ya mutluluk ? onun garantisi yoktur.
düşüncelerin mi sürükler seni, sen mi onların eline verirsin iplerini ? çözümü olmayan paradokslardan..

feylesof   01 Şubat 2009 19:46  

evolve2000   04 Eylül 2009 16:09  

Deliler, kuramsız eylem; düşünürler, eylemsiz kuram.

Dünyada bu yüzden başlar ve ayaklar ayrı...

evolve2000   07 Eylül 2009 10:37  

söz uçar yazı kalır rss kaynağı

kim ne düşünüyor

söz ölür , yazı sonsuza kadar yaşar , yaşam döngüsüne parmak atar..

saykodeli   01 Temmuz 2010 03:35  

Sadece hareket edebiliyorum diye var olduğumu iddia edecek değilim..

rahu   24 Mart 2009 16:07  

O yüzden öfkeler söylenmeli ama mutluluklar yazılmalı!

INNFLAMES   18 Ocak 2009 12:13  

kendi omuzlarına tırman,başka nasıl yükselebilirsin ki ...

ilkveson   26 Kasım 2008 12:59  

etiketi felsefeyle ilgisi olmadığı için gruptan silinmiştir. ayrıca reklam link leri de mütemadiyen silinmektedir. ama hiç olmasa daha iyidir.

Qualin   09 Haziran 2009 19:46  

M3L4NKOLI4'ün (ya da "-in") tanri yoktur farkinda olmamiz gereken evrensel bilinç vardir etiketine yazdığı ahkamı tarafımdan silinmiştir.. gerekçe mi.. hmmm.. gerekçeye ne gerek! kişisel ve hakaret içeren, aşağılayıcı.. ahkamlara izin yoktur elbette.

Qualin   30 Kasım 2007 01:38  

"gülü tanımıyorum benim cumhurbaşkanım hala sezer" etiketi tarafımdan silinmiştir.

elbette felsefe grubunda politika konuşulabilir, zaten politika felsefesi de felsefenin en eski dallarındandır. ama kişiye, belli bir partiye, gruba, ırka... özel konular, üzerinde uzlaşılabilir akılsal bir ortak zemine sahip değildir, düşünceden çok taraftarlıkla - hatta çoğu zaman bunu da aşıp tarafgirlikle - ilgilidir. bu nedenle de felsefe grubuna uygun değildir.

Qualin   13 Kasım 2007 00:21  
 

son cevherler

topluluğa son katılanlar

  1. edep30
  2. znam
  3. night mare
  4. akvarym
  5. mechul ul ahval
  6. emocji
  7. cavga
  8. highcalorie
  9. kausvicoin
  10. ayyildiz29
  11. imagin
  12. melikece
  13. perpetuous dreamer
  14. lucass
  15. will not be easy
  16. yunusbayram

tümü »
rapor et bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage