felsefe ve düşünceler konuşulacak. insanoğlunun binlerce yıldır düşünüp çözdüklerini ve çözemediklerini, yani birikimlerimizi konuşacağız.

 (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik herkese açık)

ışıklar

her renkten
  1.  f tipi cezaevleri insanlık onuruna aykırıdır
  2.  sevmiyoruz terk etmiyoruz değiştireceğiz
  3.  hayatin anlami uzerine
  4.  rüyalar mı gerçek gerçekler mi rüya
  5.  beynini susturamamak
  6.  kendinize ait sözleriniz var mı
  7.  dünyanın varoluş sebebi size göre
  8.  gerçeğin ne kadarına dayanabilirsin
  9.  ölüm
  10.  yanlız insan
  11.  kelebek etkisi
  12.  kendi varlığının sebebini düşünebilen varlıklar düşünebilir miyiz
  13.  söze dökülemeyen ruhsal karmaşa
  14.  düşünce gerçeğin karşıtıdır.
  15.  varsan da yoksun
  16.  sub specie aeternitatis
  17.  dünyaya yön vermek için yalnız mı kalınması gerekir...
  18.  uyumak
  19.  değişemeyenler
  20.  marksist dil görüşü
  21.  neye razıysan ona layıksın
  22.  kayıplar
  23.  sorular
  24.  anlatılacak çok şey varken susmak
  25.  insanın kendini bilmkesi neden gereklidir
  26.  gitmek istemek buralardan...
  27.  hayatın dışında felsefe
  28.  platon
  29.  gerçekler
  30.  fırça darbeleri
  31.  friedrich wilhelm nietzsche
  32.  gerçeği dayanılmaz yapan insandır
  33.  kendi gerçekliklerimize olan inançlarımızı yetersiz kabul etmek...
  34.  kolay olan zordur...
  35.  ölüm öldü
  36.  goethe
  37.  beyin kusmasıı
  38.  aşk üzerine
  39.  büyük beyinler fikirleri orta beyinler olayları küçük beyinler kişileri konuşur
  40.  akıl
  41.  felsefenin insana kazandırabilecekleri ve felsefe eğitimi üzerine
  42.  etkilemek mi etiketlenmek...etkilenmek mi etiketlemek
  43.  yabancı yataklarda uyumaya mı alışayım
  44.  yorgunluk
  45.  arkhe
  46.  yaşayan
  47.  matrix ve felsefe
  48.  antipsikiyatri
  49.  biyoloji
  50.  yalınlık
  51.  gerekircilik ve özgür irade
  52.  gentrification
  53.  felsefe ve aşk üzerine kendimle konuşmalar
  54.  descartes ve metot üzerine konuşma

arayışa dair

çizgiler
  1. mini
  2. mini
  3. mini
  4. mini
  5. mini
  6. mini
  7. mini
  8. mini
  9. mini
  10. mini

Not Defteri rss kaynağı

Mensupları neler demişler

felsefe gerçeği arar, her zaman bunu yapmıştır, bir arama işinde işçi olarak çalışır.

Bestloser   2 gün önce  

harabe harabe hep taştan yapılmış harabeler yeni binalarda hep beton kardeşim nem tutarlar-şöyle buram buram toprak kokacak kerpiçten yapılacak çatısı tuğla olacak pencereleri olacak dört tarafında kapı olacak can olacak candaş olacak anadolu olacak

kafkas beyi   2 gün önce  

bütün çiçeklerin mevsimi vardır-afrikada altın mücevherden kıymetlidir ekmek su ve renkli boncuklar bir kamyon boncukla bir afrikanın kalbini fetih edersiniz bol ekmek bol şaşal pet su götürmek kaydıyla

kafkas beyi   3 gün önce  

zamanında zamanı değildi

arsenic9   4 gün önce  

zamanı geldi zamanım yok

arsenic9   4 gün önce  

Hiçbir şey, acıdan daha hızlı gelemez. BAİLEY

almost   5 gün önce  

ve aynı hızda yokolamaz..

gehanne   4 gün önce  

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı. Alphonse Karr

almost   5 gün önce  

sen sen olamamak zorunda isen zamanını nasıl geçirirsin ?

dos rueda   5 gün önce  

en yükseğe çıkabilecek basamaklarınız varken siz neden altlara kaçarsınız?

gehanne   4 gün önce  

../bir gün bütün tanrılar öLümü tadacaktıR../

Sathanus   17 Temmuz 2008 06:30  

..kendilerini unuttuklarında

gehanne   4 gün önce  

unuttuğunda, yalnız senin için!

arsenic9   4 gün önce  

önceden insanlar dünya kırk kulplu bir kazan benim bulduğum dünyada kulp mulp yok bütün bireyler kazana yapışmış bir uyarı kazan devrilmek üzere

kafkas beyi   17 Temmuz 2008 01:47  

pardon, felsefe sayfasında "UFO"ların işi ne???

portorico   15 Temmuz 2008 13:23  

frankfurt okulu tam bana göre, ama yine de aralarından bazılarına gıcık oluyorum!

portorico   13 Temmuz 2008 21:21  

dünyada 2 çeşit insan vardır.
+ saymayı bilenler
+ saymayı bilmeyenler.

Thedya   10 Temmuz 2008 16:00  

bu espiri üç çeşit insan vardır
+saymayı bilenler
+saymayı bilmeyenler şeklinde değilmiydi ??

sibumi06   11 Temmuz 2008 19:11  

çeşit çeşit insan var.
benim dediklerim geriden sayanlar/sayamanlar.

Thedya   11 Temmuz 2008 19:24  

dünyada üç gurup insan vardır-kafası aklın yanında kalan-kafası kalbinin yanında kalan- kafası belinin altında kalan

kafkas beyi   09 Temmuz 2008 19:48  

bu konulardan konuşmak istemiyorum ama cinsellik biyojik bir olgudur-yollar hiç bir zaman tek olmamıştır

kafkas beyi   07 Temmuz 2008 20:03  

cogito ergo sum

blcn   07 Temmuz 2008 15:26  

nasıl ki sex'in alternatifi mastürbasyonsa
gerçek hayatın alernatifide felsefedir..k.marx

hayyam01   07 Temmuz 2008 14:33  

hımm???

ciyaaak   14 Temmuz 2008 23:17  

felsefe alternatif olarak düşünüldüğünde sanmıyorum ki işe yarar olsun..
felsefe,hayatının ana taşlarını oluşturan bir yaşama tarzındır..
..

gehanne   4 gün önce  

ellerinde fenerlerle geceyi seçen ayın kızları-gündüz güneşinin kızlarını birkaç adım geçtiniz-onlar pjamalarıyla mışıl mışıl uyurken-gece kızları fenerlerle hala dolaşırlar kabilden beri

kafkas beyi   07 Temmuz 2008 04:12  

yaşam düzeni işte...

ciyaaak   07 Temmuz 2008 02:36  

katılıyorum size

kafkas beyi   07 Temmuz 2008 04:06  

platonun ıdea öğretisi aristolesin felsefesındede önemli esası oluşturur ozaman sorgulama herşeyi irdeleme yaygınolsaydı darvin bu kadar yorulmazdı kilisenin güç akıbetine uğrayan bir sürü bilim adamı vardır din töreciligide denile bilir bir bakıma buna

kafkas beyi   06 Temmuz 2008 14:52  

felsefenin sefaleti gerçekten varmıdır yaşayanların budurum şarkılardan biliyorum

kafkas beyi   02 Temmuz 2008 23:38  

sinoplu feylesof yunanistana gitmiş gündüz elinde fener üstat bune adam arıyorum eskiden madenciler klasik fenerle inerlermiş madenler ne bulduklarını bilmiyorum

kafkas beyi   30 Haziran 2008 00:10  

kuralları bizmi koruz yoksa doğamı - hani derlerya fırtınalı havada gemiyle okyanusa açılma

kafkas beyi   28 Haziran 2008 16:32  

hayat biraz espiritüeldir -dünya ayaklarımın altında ben atmosfer üsünde yüzüyorum -busöz kime ayit biliyorum a8 yörüngesindeki bir uyduda dünya hasreti çeken yarı bozuk bir civata

kafkas beyi   28 Haziran 2008 14:37  

huzur istiyorum huzur

alisya   27 Haziran 2008 23:02  

huzur isyanda

hayyam01   07 Temmuz 2008 14:02  

burada mı?

arsenic9   4 gün önce  

buqün warsam yarın yokum =D

aqrasif   24 Haziran 2008 23:30  

öldükten sora qömülmek yok olmayı kabullenmektir.sonsuzluqa qömülmek dünyada ayak izlerinin kalmasıdır.bu böyleyse ne yönden olursa olsun sonsuzluk derim ama tartışılır ?

aqrasif   24 Haziran 2008 23:07  

ölmekmi yoksa sonsuzluğa gömülmek mi??

violinst buse s   23 Haziran 2008 19:45  

insanoğlu açtır bu iki seçenek sunulsa dahi eminim bir çokları ikinciyi seçecektir..

gehanne   4 gün önce  

varım öyleyse düşünmeliyim..

magdalenaxxx   23 Haziran 2008 17:48  

orjinali düşünüyorum öyleyse varım. şimdi bir daha düşün

sosyososyolojik   29 Haziran 2008 16:45  

katıldım öyleyse warımm

aqrasif   20 Haziran 2008 21:37  

felsefe kanatsız ucmak gibi...

psychomelody   19 Haziran 2008 02:11  

sen kedisin zaten uçamazsın.

sosyososyolojik   29 Haziran 2008 16:46  

arkadaslar facebookta kurdugumuz grubumuza desteklerinizi bekliyoruz

"oss ozelinde tum sinavlara karsi kurdugumuz grubumuza bekleniyorsun gelirken arkadaslarinida getir tmm mi. sevgiler. http://www.facebook.com/group.php?gid=6529443556"

kizilbela   14 Haziran 2008 18:15  

dusunuyorsun o halde varsın ama neyi ne sekilde dusunuyorsun.çiğneme-hazmetme-dışkılama yetenegin yoksa. düşündügünü,düşündügün,andaki düşünürlerin, düşüncelerinden cıkartacagın sonuc dönüşüm ise.Bizler protein, mineral, aminoasit, sıvı, enzimlerin tepkileriyiz; başka bir şey değil miyiz? Çırpınan, yutan ve yutulan beyazımsı tırtıllar mıyız? Ama tırtıl da dönüşümün onurunu taşır: o yumuşacık dokusundan bir kelebeğin beklenmedik ihtişamı çıkıverir.:)

GaNjj   11 Haziran 2008 15:24  

Sezgi, aklın mekanizması olan düşünme yoluyla ve fakat aklı da aşarak yüksek düşünce gücüne girebilen hak ediş sahiplerinin vardığı bir alış noktasıdır. Sezgide mantık ve muhakemenin katı diyalektik kalıbının üzerine çıkan, adeta onları by-pass eden bir incelik vardır. Bu yolla bazı gerçekler doğrudan kavranılabilinir. Vicdan, beden kuklasını kullanan öz’ün (ki öz, ruh ya da can değildir) var olan şuur kapasitesi üzerinden ancak kabalaştırmak suretiyle kişinin düşüncelerine kadar indirgeyebildiği yaptırım gücüdür. İnsanın yalnızca kendi varlığına dönük olan bu yaptırım gücü, bir anlamda en içteki ben’in daha dış benleri yargılamasını sağlayan farklı bir mekanizmadır.
boş zihin tanrının calışma atölyesidir.varsa eger:)En sarsılmaz inancın, en zararlı inanışın, kendin dışında bir dünyanın varlığına; bağımlı olduğun bir şeye veya birisine; sana bir şeyler veren veya senden alan, seni seçen veya suçlayan bir şeye veya birisine inanmandır.dayatmacı bir sevgiyi dayatmaya hayır:)
İster iyi, ister kötü olsun, güzel veya çirkin, doğru veya yanlış, kişinin karşılaştıkları hepsi, gerçeklik değil, kendi yansımalarıdır. Herkes daima ve yalnızca, kendisi neyse onu biçer. Tohum da harman da sensin.İşte bu nedenle tarihteki bütün devrimler hep başarısızlığa uğramıştır. Onlar dünyayı dıştan değiştirmeye kalkıştılar.tanrı içimize in dıstan olmaz bu işler:)

GaNjj   11 Haziran 2008 14:45  

felsefe yapmak ölüme hazırlanmaktır....

freshwater   07 Haziran 2008 22:24  

herşey belli bir düzen ve ahenk içinde kurulmuşken biz sadece karıştırıyoruz sanki düşüncelerimizde karışık, dünyada karışık.

delifeylesof   05 Haziran 2008 09:19  

Ayrıca sonuç üretmeye çalışmış filozoflarda olmuştur, örnek Descartes, kökeni (matematik) gereği aksiyomlar oluşturmaya çalışarak metodolojik bir felsefe (matematiğe benzeyen) oluşturmaya çalışmıştır.

Matematiği evrensel olarak görmekteyim, yani insan dışında düşünen bir varlık var ise iletişim olabilecek aracı matematik olarak görebiliriz, Çünkü matematikle ürettiğimiz sonuçlar gerçekte de gözlemleniyorsa, sonuç olarak matematik evrenseldir, bilinen evrende değişmez gerçektir diyebiliriz.

Bu bizi bir sonuca iter, aksiyomlardan bu evreni tasarlayabilirsek , demekki evrenin gerçekliği aksiyomlarımızdır.

Descartesin aksiyomu ve kanıtı:

"Kesin olan bir şey var. Bir şeyin doğruluğundan şüphe etmek. Şüphe etmek düşünmektir. Düşünmekse var olmaktır. Öyleyse var olduğum şüphesizdir. Düşünüyorum, o halde varım. İlk bilgim bu sağlam bilgidir. Şimdi bütün öteki bilgileri bu bilgiden çıkarabilirim."

Not: Sürç-ü lisan ettim ise affola...

alix182   04 Haziran 2008 22:35  

ben burada Decartes'ın "düşünüyorum öyleyse varım" felsefesine ulaşma yöntemini matematiğin sınırlı dünyasına ilişkilendiremiyorum nedense. Şayet bu yöntem tamamen matematiksel olarak şekillendirilebiliyorsa bu felsefenin sınırlı ve eksik olduğunu seziyorum.

Hiç bir matematiksel denklemin (ki filozof da olsa bu matematiksel denklemler insan mantığının kökenine dayanan bir felsefe sonucu üretilip kabul görmüşlerdir) evrensel yasaları tüm çıplaklığıyla eksiksiz ortaya çıkarabileceğini sanmıyorum. Burada fenomenolojinin ve bir çok felsefe yapma dilinin de matematik gibi (bir mantık dili) gerçeği algılamak ve sonrasında yapılması gereken şeyleri sezmek konusunda sadece bir yardımcı dil olabileceğini düşünüyorum.

toksin   08 Haziran 2008 19:57  

sanırım burada bir yanlış anlaşılma olmuş, sonuç derken felsefenin neden ortaya çıktığını anlatmaya çalışmıştım.
Yani;
etki - anlamaya çalışmak
tepki - anlamak için tanımlamak
---------------------------------------
sonuç = felsefe

Felsefe bu denklemin sonucudur. sonuç üretmediği için daha çok soru ürettiği için diğer bilimlere ihtiyaç ortaya çıktı, matematik, fizik, vs...

alix182   04 Haziran 2008 22:07  

evet burayı anladım, ben yine de her sonucun aynı zamanda bir başka şeyin sebebi olduğunu düşünüyorum. Buna katılıyor musun?
her sonuç bir sebep olabilir mi?

toksin   08 Haziran 2008 19:51  

(var ise) bana göre yok

PUDUHEPA   01 Haziran 2008 17:07  

yani etki- tepki sıralamasından sonra gelen şeye bir süreliğine bile olsa "sonuç" diyemeyiz.

çünkü eğer böyle dersek o sonuç başka bir şey için "soru" haline dönüşecek.

bu şekilde mi düşünüyorsun?

toksin   01 Haziran 2008 17:11  

etki-tepki-soru ve bu böyle sürmeli..felsefede sonuç diye bişey yoktur ..varsa sonuç bi başlangıçtır yeni sorular sorulmalıdır..

PUDUHEPA   01 Haziran 2008 16:57  

"sonuçların oluşturduğu etki" derken bunu kastetmiştim.

sen "varsa" derken neyi kastettin?

toksin   01 Haziran 2008 16:59  

insan tanımlayamadığı bir olguyu anlayamaz [denek:bizzat ben], bu nedenle tanımlama çabasına girer, sonuç olarak felsefe ortaya çıkar.

etki - tepki - sonuç

alix182   29 Mayıs 2008 00:52  

doğada paradox yoktur,
tanımlamayı tanımlamak her tepki gibi "bir zamanlar etki"dir ve her tepki bir sonuç üretir. Sonuçların oluşturduğu etki daha elverişli bir tepkiyi geliştirir.

toksin   01 Haziran 2008 16:47  

ederi kadar kaldı
azaldı
yukarı aşağı bakarken
bağlandı nefesinden...

tanrının koşamadığını gördü
bildi
yarış hiçlikti...

güneşten pahalı
sudan ucuz gözyaşların
oturdu
tanık sandelyesine
kelimeleri akıttı duruşmaya...

eğdi suyunu yere tuttu
tuttu kaplumbağa karesine
sokuldu...

sınırlar ve ton...
..............
.....................
mustafa yeşilkaya

gezgincenah   26 Mayıs 2008 13:31  

savunma

kahraman:sokrates

sokrates uzun bir savunma ve yargılanmadan sonra cezası verıldıkten sonra.halkın içinden geçiriliyo,ve halk hep bir ağızdan asılacak adam seytanın çocuğu cezası neyse verılsın derken kalabalığın içinde karısı çıkıyor ve'socrates seni haksız yere götürüyolar haksız yere öldürücekler' diyor,ve socrates karısına dönerek şu sözleri söylüyor.HAKLI YERE GÖTÜRSELER DAHA MI İYİYDİ. diyor benım için son noktadır bu sözler
paylaşmak istedim tessekkurler

zapata555   26 Mayıs 2008 10:39  

sokrates son nefesine kadar inanılması gereken kişi olmak istedi.
bu ona "kahraman" sıfatını kazandırdı

toksin   01 Haziran 2008 16:48  

sükunet sığlaştırmaz okyanusu uyanın bre derya kuzularııııı!!!

zapata555   26 Mayıs 2008 10:25  

insanın en sonunda kendını arayıpta bulduğu nokta
okuyun isterseniz:)

Simurg, bir masal kuşudur.
Uzun boynunda beyaz bir halka bulunan, safran tüylü, güzel sesli, insana benzer kocaman bir kuş...
Kuşların sultanıdır.
Kaf Dağı’nın ardında yaşar.
Efsaneye göre, kuşlar, sultanlarını bulmak üzere toplanıp yola çıkarlar bir gün...
Yol uzun, yolculuk zorludur.
"Aşk Denizi"nden geçerler önce...
"Ayrılık Vadisi"nden uçarlar...
"Hırs Ovası"nı aşıp, "Kıskançlık Gölü"ne saparlar...
Kuşların kimi Aşk Denizi’ne dalar, kimi Ayrılık Vadisi’nde kopar sürüden...
Kimi hırslanıp düşer ovaya, kimi kıskanıp batar göle...
Yolculuk bittiğinde, Kaf Dağı’nın ardına sadece 30 kuş varabilmiştir.
Sultanları Simurg’u bulamazlar orada...
Sonunda sırrı, sözcükler çözer:
Farsça "si", "otuz" demektir.
...ömurg" ise "kuş"...
"30 kuş", anlar ki, aradıkları sultan, kendileridir.
Ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.

zapata555   26 Mayıs 2008 10:23  

sormuyorum artık sormuyorum;
hergün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya...

zapata555   26 Mayıs 2008 10:02  

Felsefe diye bir$ey yoktur :s

Cnr   26 Mayıs 2008 04:01  

cogito ergo sum

alix182   29 Mayıs 2008 00:36  

o zaman sen düşünümezdin. o zaman ne olduğunu gayeni anlayamazdın.

sosyososyolojik   29 Haziran 2008 16:47  

bing bang teorisi odamın dağınıklığını kitleler önünde meşru kılıyor.
HERŞEYİ BİR NOKTANIN KENDİNİ DAĞITMASINA BORÇLUYUZ.

zapata555   25 Mayıs 2008 13:14  

bu noktanın kendini dağıtması ile büyük bir enerji açığa çıkmıştı..evren oluşmaya başlamıştı vs.vs. senin odanın dağınıklığın nasıl bir etkisi var senin ve evrenin üstünde :))))

sibumi06   26 Mayıs 2008 16:06  

bazen bir kelebeğin kanat çırpması bile kıtaları dolaşan bir kasırganın tetikleyicisi olabilir.

hayyam01   07 Temmuz 2008 14:09  

bu sadece bir teori :))
burda anlatılmak istenen şey kelebeğin kanat çırpışı kasırgaya sebep olabilir değil evrendeki tüm verileri hesaplamanın ne kadar imkansız olduğudur.
Rene Descartes "evrendeki tüm verileri hesaplayabilecek olsaydım bir saniye sonra ne olacağını söyleyebilrim" demiştir..
evrendeki tüm verilere ulaşmak imkansızdır en azından şimdilik :)

sibumi06   09 Temmuz 2008 12:52  

BANA KİM OLDUĞUMU KİM İSPATLAYABİLİR?!

zehiraysuni   23 Mayıs 2008 17:42  

başkaları bence. ve yine bence insan en büyük yalanları kendine söylüyo.. ajandama bi yer açtım kendini bil diye. insanların bana dediği şeyleri yazıyorum.... başkaları beni anlatmakta daha acımasız oluyo kendimden... emin ol....belkide kişiliğimle alakalıdır......

thessus   24 Mayıs 2008 22:26  

sen noktasın nokta:>

zapata555   25 Mayıs 2008 13:15  

sen kim olduğunu bilmiyorsan bence bizim yapabileceğimiz birşey yok.:))

sibumi06   26 Mayıs 2008 16:04  

herkes kendini bilcek kardeşim dimi:))

zapata555   27 Mayıs 2008 10:23  

çarşambaların en uzun ömrüsün

hesaplayabilirsin

gezgincenah   06 Haziran 2008 10:33  

yorgun ruh koyulaşır sadece...

gezgincenah   22 Mayıs 2008 12:32  

felsefe grubu

düşünmeyi ve düşündürtmeyi sevenler

felsefe panosu rss kaynağı

müptelaları neler demiş?

her şey insanın içi ile alakalı kişi ne ye inanmak isterse neye çalışırsa onu elde eder. önemli olan doğruyu bulmaktan geçmektedir.

sosyososyolojik   29 Haziran 2008 16:53  

alan sensin, veren sen, ne verdinse odur, dahi nemiz var.

delifeylesof   05 Haziran 2008 09:14  

aynı şeyleri sıklıkla ben de düşünüyorum, normalden farklı olmak eşittir anormal olmak, ama normalite kime göre belirleniyor?? bence sınırları çizilmesi en zor durum, kim neye göre normal, bence herkes aklının sınırları çerçevesinde normal/anormal...yanılıyor muyum?

darkfairy   29 Mayıs 2008 21:52  

Bazen normal olmadığımın farkına varmam beni anormal mi yapıyor ,farkındalığımı anormal oluşum mu normal oluşum mu belirliyor ?

zuuzu   27 Mayıs 2008 17:29  

eylem nesnellikten nesneliğe boşluğu boyuyor kavram kirliliğinde:)):e.v.k

zapata555   25 Mayıs 2008 13:34  

niçe sizcede peygamberleri reddedip kendini peygamber ilan etmemişmidir...... dionysos ile olan teması ile alkolü sevmemesi nasıl bir ironidir... jante kanunları hala neden geçerlidir...... kafamda çok soru var aman yarabbim

thessus   17 Mayıs 2008 00:52  

Zihin gerçeğin büyük katledicisidir.Kişi katlediciyi öldür.Çünkü uyanırken rüyasında gördüğü tüm şeylerin kaybolması gibi kendi şeklide kendisine bir yanılsama olarak göründüğünde çokları duymayı kestiğinde sadece o an BİR'i ayırt edebilir.Dış sesi öldüren iç ses...

stoa   16 Nisan 2008 00:39  

filozofun biri öğrencisine demiş yarına kadar şu kitabı al ve oku. Adam gitm,ş almış kitabı ve tam bir hafta boyu hocasının yanına gelmemiş. Bir süre sonra filzofun yanına geldiğinde saçbaş darmadağınık uykusuz geceler geçirmiş şekilde gelmiş merak ettiği tek şeyi hocasına sormuş hocam 'ben varmıyım yoksa yokmuyum' fliozof gayet sakin ve güler yüzle cevap verir: oğlum bu soruyu bana kim soruyor???

gece yolcusu   05 Mart 2008 13:50  

VARSIN YA DA YOKSUN

“Evet Ayhan 20 bin Ytl ye var mısın yok musun artık karar zamanı herkes sessiz oluyor şimdi kader anııı” Gevrek Türkçesiyle kendisinin ekranların en çok izlenen sunucusu olduğundan hiçbir şüphesi olmayan bu adam sanki bu programın sunucusu değil de yarışanların en yakın arkadaşı gibiydi. Ucuz samimiyet gösterisiyle süslü ve şu anda son devresine girilen yarışmada sona yaklaşıldıkça daha sıcak daha da heyecanlı görünmek için var gücüyle uğraşıyordu ..Salondaki heyecan yükselmiş son haddine varmıştı ,artık ne yarışmacılar ne seyirciler ne de sunucu gözyaşlarına hakim olabiliyordu.Yarışmacı bir oturuyor bir ayağa fırlıyordu son etaba girilmişti bir kutu seçmesi gerekiyordu en büyük para miktarlarını kaybetmiş elinde kalan en son miktarı kaçırmamak için ya paranın bulunduğu kutuyu seçecekti ya da boş kutuyu.Daha önce böyle bir fırsatı hiç yakalamamıştı ve bu şans da elinden kayıp gidiyordu.Alnından damlayan terleri silmeye peçete yetişmiyordu,bir rakam seçiyor anında vazgeçiyordu,sunucu sabrını hiç yetirmeden bekliyordu gayet iyi biliyordu ki geçen her heyecanlı saniye yükselen reyting demekti.
”Hadi Ayhan bu defa olacak hepimiz yanındayız düşün acele etme ve doğru kutuyu seç”
Nasıl yani nasıl hepsi yanındaydı onlar bir aileydi öyle mi, sanki birisinin kazandığı para diğerinin cebine giriyordu,sanki orda günlerce sıra kendilerine gelsin diye bir sürü sıkıntıyı yaşamıyorlardı.İnanılmazdı, orada bir masal yaşanıyordu ,ülkenin tüm iyi insanları bu program için bir araya getirilmişti ya da yarışmacı olmanın ön ve tek koşulu başkalarının kazandıklarına onlardan daha sonra sevinebilmek ya da kaybettiği paralara onlardan daha da çok üzülmekti.
“Anne ne diyorsun, hadi bir rakam da sen söyle” dedi salona dönerek Ayhan
“Senin kararın oğlum, hiç fark etmez kaderin de ne varsa çıkar zaten kaçamayız”
“Annem benim nurlu annem, sen orda dururken ben burada nasıl seçerim, peki Caner bey babamı aramam mümkün mü ?
“Tabii Ayhan istersen babanı arayabilirsin.”
Anne babanın telefon numarasını çevirerek salondaki görevliyle oğluna uzattı. Bu bir yarışma programıydı ama yaşananlar öğleden sonra yayınlanan kadın drama programlarını aratmayacak kadar gülünç ama aynı zamanda dramatik sürüp gidiyordu. İşten gelmiştim açlıktan kıvranıyordum ama her akşam geldiğimde hazır bulduğum sofra yaklaşık bir haftadır bir türlü hazır olmuyordu,yemek saatimiz ne yazık ki yarışmaya denk düşüyordu ve tabi ki yemek bekliyordu.Şimdi ailecek ekrana kilitlenmiş bu filmin sonunu bekliyorduk.Annem bu samimi ve değer bilen çocuğun büyük ödülü kazanıp ailesini gururlandırıp gururlandırmayacağını, babamsa büyük ödülün tahmin ettiği kutuda olup olmadığını merak ediyordu.Bende ekran başındaydım evet ama bu komedinin hangi boyuta taşınacağını görebilmek için “Alo baba finaldeyim baba “
Karşı taraf bir türlü anlayamıyordu ama berikinin pes etmeye niyeti yoktu, gözyaşlarını silip, burnunu bir kez daha çekerek,
“Bu yaşıma kadar her kararımda etkiliydin şimdi büyük ödüle koşuyorum ama ne seçeceğime karar veremedim, ne diyorsun hangisini seçmeliyim”
“Ayhan ağlama oğlum, sakın ağlama bir tahmin yürüt olursa olur olmazsa aslanlar gibi alnın açık dimdik dönersin buraya, buradayım oğlum, kararını sen ver, arkandayım ,gerisinin hiç önemi yok” dedi Ayhan üzgün bir ifadeyle bir yandan da gözyaşlarını siliyordu ki birden ayağa fırladı.
” Tamam be tamam” diye bağırmaya başladı, ağlamak buraya kadarmış sen bana bunu dedin ya baba şimdi yine ayaktayım dimdik durucam seçimi yapıcam ve aslanlar gibi dönücem şehrime”
Birden inanılmaz bir şey oldu,herkes ayağa fırladı,salon alkıştan yıkılıyordu,kimse bu çam yarması heybetinde ,yaşı kırka dayanmış adamın yarışmada seçeceği rakam için bile babasını aramayıp onay beklemesini garipsememiş, bilâkis işte ahlaklı Türk gençliği nidalarıyla alkış tutuyordu.İnanamıyordum,geçekten bu sahne yaşanıyor muydu yoksa bu bir oyundu da ne yarışmacıların ne sunucunun ne de bizim bundan haberimiz yok muydu? “Ya baba bu adam manyak mı niye bağlandı şimdi madem soracak kadar bağımsız değildi neden aile adına babaları yarışmacı olmamış ki?”
“Öyle ya kızım “dedi babam benimle tartışacak değildi akşamın bu vaktinde.
“Zaten senden de beklenen budur, ne olmuş ki babasını arayıp danıştıysa çocuk ?
“Anne orda oturan koskocaman bir adam .”
Aslanlar gibi yarışan Ayhan sonunda büyük ödülü aldı ve gözyaşları içinde ayağa kaktı dimdikti ve ağlamamak için yüksek sesle kendine güç aşılıyordu.
”Ağlama oğlum,kazandın işte şimdi bu salondan dimdik çık,” dedi ve koşarak tabiî ki önce annesine gitti sarıldı elini öptü sonra sarıldı,öyle ya uzun ve zorlu bir savaştan dönmüştü ya da binlerce kişinin geçemediği bir sınavı geçmişti.
Ama bir eksik vardı, babası da keşke babası da şimdi salonda olsaydı görseydi oğlunun ne büyük bir zafer kazandığını.
Salonun her tarafına dökülen konfetilerden zorlukla konuşacak bir boşluk bulabilen ve salondaki herkesle tek tek sarılan sunucu artık vicdanı rahat olarak bu akşam da programı kapatıyordu. “İyi akşamlar sevgili seyirciler, kötü başlayan bir akşamı da yine mutlulukla kapatıyoruz ,büyük ödül bu akşam da sahibini buldu şimdi gidip huzur içinde yataklarımıza yatacağız,bize her konuda ulaşabilirsiniz telefon numaralarımız……..”

VİRGİNİAW

büyümek nedir?

virginiaw   05 Şubat 2008 00:30  

Felsefe kavramların çatışmasını içinde barındırdığı gibi uyumluluğu da nesnel olarak var eder.Felsefenin soyut değil doğanın,insanlların sınırsız ve sonsuz bir biçimde nesnel açılımını sağlamak zorunluluğunda olduğunu kabul etmek gerekir..Felsefe toplum ve tüm canlılar için nesnel üretimi sağlayacak ve bunun faydası amacında olan bir olgudur...

Blue13   07 Ocak 2008 12:42  

"Bu dünyada her şeyin gizli bir anlamı var diye düşündüm. Her şey, insanlar, hayvanlar, ağaçlar ve yıldızlar hiyerogliftir. Onları heceleyip ne dediklerini anlayacak kişiye ne mutlu! Onlara baktığın anda bir şey anlamazsın; onların gerçek insan, hayvan, ağaç, yıldız olduklarını sanırsın; ancak çok ileride, yıllarca sonra anlayacaksın!.."

N.Kazancakis - Zorba

elisa day   06 Eylül 2007 10:10  

Ey büyük yıldız!! aydınlatacak birşeyin olmasa yazgın ne olurdu? F.Nietzche
çay demle hemde 3-5 demlik, düşün, düşün, düşün, düşün, düşün, düşüm, düşün, düşün :)

simulacra   24 Ağustos 2007 16:45  

En insancıl davranış nedir?
Birisinin utanmasını önlemek!

Gurura karşı
Çok şişinme: Ufak bir iğne patlatıverir seni!

Nietzsche

labirent   20 Ağustos 2007 21:49  

en büyük kibir mütevazilikdir demiş nieztche

simulacra   21 Ağustos 2007 20:29  

"Al götür benibu köleler ülkesinden, herkesin aptal ve herkesin korkak olduğu bu ülkeden...Her aptalın satın alındığı, fakat her birisinin kendini bedava sattığıbu ülkeden..."